4 Eylül 2019 Çarşamba

Planlı Bir Hayat 🗒

Eylül 04, 2019 2 Comments
(görüntü pinteresten alıntıdır) 

Hamile olduğum için midir bilinmez hareketlerimde bir zayıflama oldu. Bir şeyler yapma isteği uçup gitti. Her günüm bir tembellik oldu. Bugün şu işi yapacağım diyorum ama yapamıyorum. Hep erteliyorum. Hamileliğim arkasına sığınıyorum biraz. Evet hamileliğimin de etkileri var ama bu kadar olamaz herhalde. 

Daha öncesinde aslında biraz tembellik vardı. Mecburiyete kaldığım için yapıyordum. Ama sanki şimdi hiçbir şeye mecbur değilmişim gibi bir hal var üzerimde. Abartıyorum galiba şu hamilelik durumunu.


Sonunda bu halim dayanılmaz bir hal aldı ve üç günlük bir liste hazırladım kendime. Bir haftaya yaymak istemedim. Eşimin çalışma mesaisi değiştiği için ben de sürekli bir değişim içinde oluyorum planlarımda. Üç gün boyunca serbest sayılırım. Eşim sabah gidip akşam geliyor ve planlarımı buna göre oluşturdum. 




Üç günün listesini oluşturdum. Üç günün sonunda artılarımla eksilerimle tekrardan bloga yazı girişi yapacağım. Umarım hepsi ✅ olur ve umarım kendimi hayal kırıklığına uğratmam.

Bana boş şans dileyin. Bu üç günlük süreci güzel güzel atlatayım ve mutlu sonu göreyim. 👍

10 Ağustos 2019 Cumartesi

Merhaba Bebeğim!

Ağustos 10, 2019 6 Comments

Üç aylık bir zamanda hiçbir blog yazısı girmedim. Ufak bir küskünlük oldu galiba blog ile aramızda. Ama hiç unutur muyum buraları!? Aradan yıllar geçse dahi unutmam. Bu mecrayı çok çok seviyorum. Ve tabi tembellik de var azıcık yazma konusunda. Ama elimden geldiğince çalışkan bir Blogger olacağım inşallah. 🥰

Uzun zamandır yazmıyorsam bomba bir haberle dönmem lazımdı. Bunu söylemek için çok mu erken, bilmiyorum. Ama söylemesem de çatlarım. Evet, hamileyim. 🤰
Uzun zamandır bu güzel haberi duymak için sabırsızlıkla bekliyordum. Ve sonunda tesadüfen öğrendim. Acillik olmam hasebiyle öğrendim. Doktor tomografi verdi. Ve biz tomografi çekilmeye gittiğimizde görevli hemşire gebelik var mı, diye sordu. Şüpheliyim, dedim. Gebelik testi yapın öyle tomografiye girersiniz, dedi. Gebelik testi istedik ve kan alındı. Sonuçların çıkmasını bir saat bekledik. Heyecanlı bir bekleyiş olmadı benim için. Açıkçası hissettiriyordu kendini bana. Ruh halimdeki değişiklikler, insan içine çıkmak istemeyişim, vücudumdaki bazı değişimler...  Hissetmiştim ve hisselerimin onaylanması lazımdı. Sonuçlar geldi ve Beta Hcg değerim gayet yüksekti; 311,8.

Elim karnımda dolaşmaya başladı. Orada bir canlı vardı. Çok büyük bir mucizeye gebeydim artık. Çok farklı hissiyatlara büründüm. O kadar mutluydum ki... Bir acillik olmam beni nasıl bir mutluluğa sevk etti. Artık bir bedende iki kişiydik. 😍 

İlk güzel haberi vermek istedim. Hamilelik günlüğüm yazılarında olan biten herşeyden bahsetmeye çalışacağım inşallah. Öğrendikten sonraki süreçte neler oldu, hangi aşamalardan geçtim, eşimin tepkisi nasıldı vs. vs. 

17 Mayıs 2019 Cuma

Amigurumi Aşkına

Mayıs 17, 2019 8 Comments

Selam millet...
Şu sıralar çok fena amigurumiye dalmış bulunmaktayım. Tüm işi gücü bıraktım bir hevesle amigurumiye başladım. İçim dışım amigurumi oldu. Allah'tan canım eşim göreve gitti de benim amigurumi çılgınlığıma şahit olmadı.

Amigurumi serüvenim aniden başladı. Kuzenim amigurumi yapıyor, ayrıca malzemeleri satıyor. Kuzenime amigurumi ipleriyle ilgili mesaj attım. Konu konuyu açtı. Malzemeleri benden al, dedi. Kendisi şuan yaylada. Yaylaya da yarım saatlik yol mesafesi. Kararsız kaldım. Zaten yapmakla yapmamak arasında da gelgit yaşıyordum. Bayramda ya da bayramdan sonra yaylaya gidince malzemeleri alayım, dedim. Kendimce erteledim.

Bundan üç gün önce eşim göreve gitmeden kaimvalidemin yanına gidelim, dedi. Anneciğim planı değiştirip  kaimvalidemini de alıp yaylaya annemin yanına gidelim, dedi. Kuzenim, anneannem, büyükbabam faln hep yayladalar. 

Anneannemgilden sonra kuzenimin yanına geçtik. Biz geldiğimizde amigurumi işlemeye başlamıştı. Yaptıklarına baktıkça bana bir heyecan geldi. Yapma isteğim artıkça arttı. Netice amigurumi malzemelerini kuzenimden satın aldım. Ayrıca bana amigurumi tarifi de yolladı. Üç dört gündür heves ettim uğraşıyorum. Sıfırdan başladım tabi. Ne teknik biliyorum ne de taktik. Bodoslama atladım. Tarife baka baka yapıyorum. Kaç defa yaptım söktüm. Bir kere bayağı ilerletmiştim. Ufacık bir hata yüzünden söktüm ve baştan başladım yapmaya. İlk olunca hemencecik olsun bitsin istiyorum. Ama tabi yok öyle bir şey. Zaman, sabır lazımmış. Yaptıkça anlıyor, insan. Hiç bilmiyorsun yaa o fena oluyor. İnsan bir hıncıkıyor. Bilmediğin bir yere nasıl gideceğini bilmezsin ya öyle oldum. Şaşaladım.

Tabi şuan amannnn oluyor oluyor, ilk olsa da hatalar olsa da oluyorrrr, diye telkin ediyorum kendimi. İlkine göre de fena olmadı aslında. Hoşuma gitti valla.

Ayyy güzel haber güzel haberrr. :)
İnstagram hikayeme okuduğum kitabı atmıştım. Bizim Mirzagül'ün -amigurumi bu ismi verdim- kafası da çıkmış. Bak sen şu işe. Bunu gören görümcemin eltisi bana hemencik mesaj attı. Sen mi yapıyorsun, diye. Evet felan derken sohbet sohbeti açtı. Ben Mirzagül'ü hediye etmeyi teklif ettim, bebeğine. Kabul etmedi, çalışmıyorsun hem, dedi. Ben ipini alayım sen yap, instagrama atarım. Gören olur, yaptırmak isteyen olursa sana yönlendirim, biz bir aileyiz, dedi. Ay bir mutlu oldum ki sormayın. Bugün gittik tüm malzemeleri aldık. Bir tane tavşancık yapacağım inşallah. Sonrası ben de bilmiyorum. İnşallah güzel güzel yapıp satarım ben de. :)



Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger

Mayıs 17, 2019 4 Comments

Çocuk müthişti. Kaldırımda yürümüyordu, inmiş sokakta yürüyordu, ama hemen kaldırımın hemen dibinde. Dümdüz bir çizgide yürüyormuş gibi yapıyordu, çoğu çocuklar gibi, ve durmadan, "Yakalarsa birini biri, çavdarlar arasında," şarkısını söylüyordu.

Kitabımız adını bir çocuğun söylemiş olduğu şarkıdan alıyor. Kitapla ilgili ilk hayal kırıklığım da ismiyle içeriğini bağdaştıramamış olmamdan dolayı. Ben çavdar tarlasında çocuklar, düşünürken olay bambaşka cephede boyut buluyor. Üzdün be yazar. :(

Holden, dördünce kez okuldan atılan ergenlik çağında olan bir çocuktur. Uyumsuz ve düşünsel anlamda biraz farklıdır. Herkesten ve her şeyden nefret eder. Okuldan atıldıktan sonraki üç gününü anlatır. Kendi ağzı ile. Üslubu pek samimi pek bir içten. Ama ilerleyen sayfalarda sıkça kullandığı belli başlı kelimeler bayağı bir baydı beni. 

Holden, otellerde konaklar ve kızlar ile ilgili seks düşünceleri, kızlar ve hep kızlar... Anne, diyebileceğimiz bir kadın hakkında dahi çirkince düşünceler geçirebilir aklından. Biraz ahlak dışı unsurlara sahip. Bana pek hoş gelmedi.

Ordan oraya sürüklenişi derken en son evden ayrılma kararı almışken kız kardeşine tutunmuş olması. 

Kitabı çok büyük bir hevesle almıştım. Çok satanlar arasında yer alması, kitabın ismi, kapağı beni bayağı bir cezbetti. Ama beni için koca bir hayal kırıklığı oldu. Üslubun samimiyetini sevdim biraz. Bir noktadan sonra o da sıktı zaten. Açık seçik ve ahlak dışı olması da hoş değildi. Her yaştan çocuk okuyamaz kitabı. 17 yaşında olan bir çocuğun iç dünyasını, gelgitlerini okumak galiba bana göre değildi ya da kitap biraz uçlarda geziniyordu. Bilemedim. Bildiği tek şey ben kitabı fazla sevemedi. 

Aranızda elbet sevenler olmuştur. Yorumlarınız beklerim. :)
Keyifli okumalar. 

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Şeytan'ın Günlüğü - Leonid Andreyev

Mayıs 13, 2019 4 Comments


Eğer Şeytan'sa da buraya gelmek için epey geç kaldın. Anlıyor musun? Zaten neden geldin ki buraya? Dediğin gibi oyun oynamaya mı? İnsanları yoldan çıkarmaya mı? Biz insancıklarla dalga geçmeye mi?Bizi istediğin müzikte dans ettirebileceğin adice bir oyun uydurmak için mi? Öyleyse epey geç kalmışsın. Çok daha önceleri gelmen gerekiyordu, artık dünya olgunlaştı, senin yeteneklerine muhtaç değil.

Follow Us @soratemplates